O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..
Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret387048

Anasayfa

Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkar edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.
29.12.2012
Platon, kavramaya dair dört aşamanın olduğu fikrindedir: Bilim, anlama, inanma ve gölgelerin algılanması…
28.12.2012
Politika dünyasında birçok oyunlar görülür. Fakat, kutsal bir ülkünün kendini ortaya koyduğu Cumhuriyet rejimine, çağdaş yenileşmeye karşı, cahillik, bağnazlık ve her türlü düşmanlık ayağa kalktığı zaman, özellikle yenilikçi ve cumhuriyetçi olanların yeri, gerçekten yenilikçi ve cumhuriyetçi olanların yanıdır. Yoksa gericilerin ümit ve faaliyet kaynağı olan saf değil... Mustafa Kemal Atatürk
26.12.2012
"...İşte biz, bir taraftan müstevlileri geldikleri yerlere kovmak diğer taraftan aldatılan ve karışıklığa itilenleri yola getirmekle meşgul olduğumuz bir zamanda sizi hakikatten haberdar etmek istedik!..
26.12.2012
Biz çokuz, çoğunluğuz!
24.12.2012
930 - Atatürk'ün, Kubilây'ın Menemen'de şehit düşmesi nedeniyle orduya başsağlığı mektubu: "...Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyet'in ülkücü öğretmen topluluğunun kıymetli üyesi Kubilây'ın temiz kanı ile Cumhuriyet, hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır!"
23.12.2012
*Fransa’da halkın bazı sınıflara ayrılması(soylular, rahipler, burjuvalar, köylüler) ve kralın üstün gördüğü sınıflara geniş ayrıcalıklar tanıması, *Fransa’nın ekonomik yükünü çeken burjuvalara ve köylülere yeterince hakların verilmemesi, *Fransa krallarının savurgan tutumları nedeniyle devletin ekonomik yönden zayıflaması, *Kralların ekonomiyi düzeltmek için haksız, yeni vergiler koyması, *Fransa krallarının halka ağır baskı uygulaması, *Kralın ya da Kilisenin yönetimine karşı gelenlerin, ağır işkence ve zulümlere maruz bırakılması *Düşünce özgürlükleri kısıtlanarak kendilerine yapılan baskılara dayanamayan Fransız aydınların, eşitlik, adalet ve özgürlük kavramlarının aslında neler olduğunu halka anlatması ve bilinçlendirmesiyle halkın uyanışı…
19.12.2012
Yüceler den senin sesini duyar gibiyiz.Sen tek başına Mustafa Kemal'din. Biz seniz,sen bütün ömrünü hizmetine verdiğin Türk Milletin de bir kök gibi yaşıyorsun.BİZ milyonlarca MUSTAFA KEMALİZ. Ayakların yürüyor milyonlarca ayakla,sonsuza dek yeniden doğmak üzere... Bazen yalın ayak ama hep kararlı ve umudunu hep yanında götürerek.... Bedel ödedikçe daha çok seviyor ve anlıyoruz seni. Yüreklerimizle,bir çocuk gibi koruyup büyüttüğün devrinlerine sarılıyor ve selamlıyoruz seni....
16.12.2012
Atatürk Gençliğe Hitabı’nda bizi iki amansız düşmana karşı uyarır: Dış ve iç bedhahlar… Dış bedhahlar (düşmanlar) Çirkin Batı’dır, Derin Merkez’dir. İç bedhahlar (düşmanlar) ise, çıkarları uğruna dış bedhahlarla bir olup kendi milleti aleyhine çalışanlardır.
16.12.2012
İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'un, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a yazısı:"...Mustafa Kemal, Misak-ı Millî'yi kabul ettirmeye çalışıyor. Misak-ı Millî'yi kabul ettirirse kurtarıcı olarak yıldızı parlayacak ve ilerde de Türkiye'nin kaderinde rol oynayacak!"
06.12.2012
Mesela engelli bir çocuğu ele alalım. Engelsiz bir çocuğun okuma, öğrenme, eğlenme, sosyalleşme gibi birçok konuya dahil olan hakları karşısında, engelli olan çocuklara bunların ne kadarını verebiliyoruz?.. Ya da bu çocukların ailelerinin sosyalleşmesi için yaptığımız çalışmalar, yeterli midir?.. Yazık ki iki sorunun cevabı da olumsuzdur!... Sağlıklı bir birey kadar hakka sahip olan bu kişilerin hakları yeterince verilmemektedir. Peki, neden? Cevap açık! Çünkü onları yeterince önemsemiyoruz…
03.12.2012
Tam da bu noktada Erdoğan’ın yaptığı son açıklamalara özellikle dikkatinizi çekmek isterim. “Türkiye toprakları, 4. maddeye göre aynı zamanda NATO topraklarıdır. Patriot füzelerinin yerini TSK belirler. NATO kaç asker gönderecek bu önemli değil. Ne kadar gönderecek bilmiyorum, bunu bilmek çok da önemli değil.”
03.12.2012
1925 - Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına Dair Kanun, 677 sayılı yasanın kabulü. Salahiyetsiz sarık ve ruhani kıyafet taşıyanların cezalandırılmasına ilişkin kanun çıktı. TBMM kürsüsünün arkasındaki duvara ''Hakimiyet Milletindir'' yazılı levha asıldı.
29.11.2012
1919 - Mîsak-ı Millî ilan edildi. Anadolu'da millî uyanış... "Ordu müfettişliği"ne tayin edilen Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkışıyla (19 Mayıs 1919), millî uyanış, düzenli bir direnişe dönüşme şansına kavuştu. Mustafa Kemal'in icraatı, bir müddet sonra, İtilaf devletlerinin tedirginliğine yol açarak, kendisinin geri çağırılması için, Bâbıâli'yi harekete geçirdi. İstanbul'dan yapılan baskılar neticesinde askerlikten istifa eden Mustafa Kemal Paşa, "sîne-i millete" döndüğünü bildirerek, Anadolu'daki millî direnişi düzenlemeye devam etti.
29.11.2012
Bu arada Türkiye, Amerika’nın Patriot Sistemleri de dahil Çin, İsrail ve Rusya yapımı füze savunma sistemlerinden birini alma isteğini bir süre devam ettirdi. Alınan tekliflere rağmen bu konudaki arayışını aniden sonlandırdı ve NATO Füze Kalkanı Antlaşması’nın NATO ülkelerini de kapsamasını, ABD’ye bizzat teklif etti. Türkiye antlaşmaya karşı ileri sürdüğü tüm çekincelerini geri çekip, 18-19 Kasım 2010 tarihinde Lizbon’da toplanan NATO zirvesinde ‘Yeni NATO ve Nükleer Savunma Stratejik Konsepti’ni belirleyen antlaşmayı imzaladı. Bununla da kalmadı, ABD ile ikili antlaşma imzalayarak Kürecik’te füzesavar radar üssü kurarak faaliyete geçirdi. Böylece antlaşmayı itirazsız kabul eden tek ülke oldu.
24.11.2012
 9  ...
“Tarih diyor ki: Devlet işlerinin başına, devletin kurucusu olan kavimden başkaları geçince o devlet inkıraz bulur. Yani millet istiklalini kaybeder.Misal mi istersiniz? İşte Abbasiler, işte Endülüs, işte Osmanlılar! Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet işleri başında mutlaka Türkler bulunacaktır. Türk’ten başkasına inanmayacağız”

Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK



   
"Saygıdeğer efendiler, bu antlaşma(Lozan Antlaşması) Türk Milleti'ne karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük suikastin sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir!"

Gazi Mustafa Kemal  Atatürk