O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Atatürk'e Mektuplar @ataturkhaber

Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam131
Toplam Ziyaret297717
Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..


Kızım Hatice Özge Altun'un anısına diktiğimiz elma ağacı... Melek kızım artık orada da yaşayacak...

SABAH GAZETESİ - 13 EYLÜL 2000

Evren: Vur emri verdim

 12 Eylül'ün lideri ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 1980'de Milli Güvenlik Konseyi üyelerine suikast yapacak örgütün hapisteki tüm üyelerinin öldürülmesi için emir verdiğini itiraf etti 

atv Ana Haber'de Ali Kırca'nın sorularını yanıtlayan Kenan Evren, "Bu konuşmayı Konsey üyeleriyle Genelkurmay'dayken yaptım. Korksunlar istedim. Demek ki etkili olmuş " dedi.

 Ali Kırca: Sayın Evren sizce 12 Eylül devam ediyormu ?

 EVREN: Efendim herkes kendine göre bir yorum yapıyor. 12 Eylül'ün arasından 20 sene geçmiş. Eğer halen 12 Eylül devam ediyor olsaydı, 12 Eylül'den itibaren cereyan eden olayların birçoğunun devam etmesi gerekiyordu.. 12 eylül artık kapanmıştır, kapanmıştır ama 12 Eylül bize çok şeyler öğretmiştir. Gerek topluma, gerek sivil toplum örgütlerine, politacılarımıza çok şeyler öğretmiştir. Bunun neticesinde artık siyasi partiler arasındaki kavgalar çekişmeler çok asgariye inmiştir.

 Ali Kırca : Partiler arasında uzlamaşmak artmış mıdır. Bunda 12 Eylül'ün etkisimi var.

 EVREN: Diyebiliriz, çünkü 12 Eylül'den önce siyasi partilerin bir araya gelerek bu olayalara bir çözüm bulması gerektiğini hem biz TSK hem de basın sık sık tekrar etmişlerdi. Ama bir türlü bir araya gelememişlerdi. Küskünlük dargınlık bir türlü giderilememişti. Ama bugün görüyoruz ki geçmişten ders alınmış ve geçmişin o hatalarından dersler çıkartılarak en sağda ki soldaki partiler bir araya gelip koalisyon kurmuşlardır. 

Ali Kırca : Bunda bir darbe korkusu mu var?

 EVREN: Hatta o kadar bir araya gelebilmişlerdir ki en sağdaki bir parti ile en soldaki bir parti bir seneye aşkın bir süredir aralarında ihtilaf çıkmıyor. İhtilaf her zaman olur ama aralarında hemen gideriliyor. Bu büyük bir kazançtır Türkiye için.

 Ali Kırca : 12 Eylül siyasi literatür de bir isim vermek gerekirse bir darbe midir?

 EVREN: Ben buna darbe demiyorum. Mevcut yönetime bir süre kısa bir süre için el konulmuş ve o süre tamamlanıncada tekrar demokratik parlamenter sisteme dönülmüştür. Bazıları bunu başka şekilde söylüyorlar darbe diyorlar, ihtilal diyorlar, ihtilal bir kere çok yanlış bir ifade. Çünkü ihtilalle gelen insanlar bir kere kendiliğinden gitmez yeni bir ihtilalle giderler. Onun için ihtilal demek mümkün değildir. 

Ali Kırca : Bunu şunun için sordum dünyada da örnekleri var; darbecilerin bir süre sonra yargı önüne çıkması gündeme geliyor. Ankara'da da bazı politakacılar "12 Eylül yargılansın" diyor. 12 Eylül'ün yargmılanacak bir yönü var mı, 12 Eylül yargılanacak birşey yaptı mı? 

EVREN: Sayın Kırca bu yeni değil ki. Zaman zaman medyada da dile getiriliyor. Biz bundan çekinmedik, gerçi geçici 15'inci madde konulmuştur ama bundan evvelki 60 müdahalesinden sonra yürürlüğe konan 61 Anayasası'nda da bun benzer bir madde vardı. Her müdahaleden sonra o müdahaledeyi yapanlar kendilerini bazı risklerden korumak için bu gibi maddeleri koymuşlardır.

 Ali Kırca : Aradan yıllar geçtiğine göre siz "Bu maddenin kaldırılması gerekir veya kaldırılabilir" diyor musunuz?

 EVREN: Dedim, her zaman dedim. İsterse kaldırsınlar, Meclis'in yetkisinde olan bir şey. Kaldırırlarsa ben bundan hiç çekinmem. Biraz önce sayın Adalet Bakanı Sami Türk'ün konuşmasını dinledim. O da son fıkrasının kaldırılmasının doğru olacağını ifade ediyor. Evet doğrudur o zaman biz çıkarılan kanunların anayasaya aykırılığı iddia edilemesin diye bir fıkra koyduk. Bunda bazı mahsurlar ortaya çıktı. Bu pekala kaldırılabilir. Diğer 15. madde olduğu gibi kalksın mı kalkmasın mı diye bir taraf olduğum için ben birşey diyemem. Onu Meclis'in ve Türk halkının taktirine bırakıyorum.

 Ali Kırca: Peki diyelimki 15. madde kalktı, birileri de adalete başvurdu. 12 Eylül ve siz neyle suçlanabilirsiniz size göre?

 EVREN: O savcının taktirine kalmış birşey ben kendi kendime birşey isnat edemem ben kendimi suçlu addetmiyorum. 12 Eylül yalnız TSK'nın değil, halkın beraber gerçekleştirdiği bir harekettir. Halk silahlı kuvvetlerinin arkasında o kadar destek verdi ki, biz bu olayları önlemede onun için fazla sıkıntı çektmedik. Halka da sormak lazım. Mademki, anayasa halk oylamasıyla yürürlüğe girdi, o halde bu maddenin kaldırılması için halk oylamasına gitmenin doğru olacağını düşünüyorum. 

Ali Kırca: Bu güne kadar 12 eylül hakkında çok şey konuşuldu, Neredeyse bilinmeyenlen kalmadı derken bakıyoruz bir kitap yazılıyor. Gazetelerde bu kitaptan alıntılar var. Bugüne kadar pek de ortaya çıkmayan bir iddia basında yeralıyor. MHP'nin eski genel başkan yardımcılarından Rıza Müftüoğlu'nun bir ididası bu. Diyorki bazı MHP'liler 12 Eylül sonrasında Kenan Evren'i öldürmek için plan yapmışlardı. Böyle bir plandan haberiniz var mıydı? Size o dönem böyle bir duyum ulaştı mı? 

EVREN: Hayır böyle bir şeyi ilk defa duyuyorum. Yalnız helikopterle Gölcük'e gittiğimiz de şimdi tarihini hatırlamıyorum. O zaman diğer sol örgütlerden birisinin suikast planının öğrendik sonradan. Ama gerçekleştirememişler. Belki daha da bu gibi suikast olayları veya planları yapılmıştır. Bizim haberimiz yok. Buraya yerleştikten sonra da yakalandı 3 kişi biliyorsunuz. Her zaman olabilir bu.

 Ali Kırca: Rıza Müftüoğlu diyorki bu kitabında, yakında çıkacak "Copların askerleri" adlı 12 Eylül anılarını derleyen bir kitap bu. Size karşı düzenlenecek suikast duyumunun ortaya çıkması üzerine siz de demişsiniz ki, "Cezaevlerindeki MHP'liler veya bu suikast girişimine katılan kim varsa öldürün, tasviye edin veya yok edin." 

EVREN: Bu onunla ilgili değil. Bize karşı suikast teşebbüslerinin her zaman olduğu söyleniyordu. Emniyet kuvvetleri tarafından ben bir gün arkadaşlarla yani konsey üyeleriyle Genel Kurmay Başkanlığı makamında oturup konuşurken bu konu açıldı. Ve o zaman onlara dedim ben yani yani, başka bir yerde beyanatta bulunmadım. "İçimizden birisini, mesale beni öldürürlerse o örgütün mensupları, hapishanede varsa hepsini öldürmek lazım" dedim. Benim söylediğim buydu. Yoksa MHP ile ilgili söylediğim bir şey değildi bu. Sayın Müftüoğlu bunu nerden duymuş bilemiyorum. Bunu ne basında açıkladım. Ne başka bir yerde söyledim. Yalnız bizim aramızda geçen bir konuşmadır. 

Ali Kırca: Yani bunu söyledim diyorsunuz. "Konsey üyesi 5 kişiden birine birşey olursa, buna karışan herkesi öldürün" böyle birşey söylediniz. 

EVREN: Evet, söyledik.

 Ali Kırca: Böyle bir emir verdiniz yani ??

 EVREN: Evet ama gerçekleşmedi. Korksunlar diye söyledim.

 Ali Kırca: Gerçekleşseydi kaç kişiyi kapsayan bir intikam mı diyelim karşılık verme mi diyelim? Ne olacak?

 EREN: Demek etkisi olmuş ki MHP'de bundan çekinerek bu işten vazgeçmişler.

 Ali Kırca: Peki Rıza Müftüoğlu diyorki, "Neden 20 yıl sonra yazdım" diye açıklama getirirken size karşı, bugünkü SABAH gazetesinden okuyorum. Mutlaka siz de okudunuz, "80'inde çıplak kadın resmi yapıp eserini seyredenlerin bu ihtilal tablolarını seyretmelerini ve vicdanlarıyla başbaşa kalmalarını istedim" diyor. Sizin sayın Müftüoğlu ile özel bir düşmanlığınız mı var. Çünkü bu kadar sert ifadeler, özellikle MHP kanadından size karşı kullanmadı.

 EVREN: Hiç tanımam kendisini. Ne karşılaştım. Ne gördüm. Hiç tanımam ilk defa gazetede böyle bir şey okudum. Tabiki kitabın hepsini okuyamadım. Yani elimede geçmedi. Onun kendi taktiridir. Ben çıplak resim yaparım. Peyzaj yaparım. Başka şey yaparım, o benim bileceğim şeydir. Başkalarının bunun üzerinde konuşma hakkı olduğunu zannetmiyorum. Nüv resim yapmak herhalde yasak birşey değildir. Bütün ressamlar bunu yapıyor. 

Ali Kırca: Biz de Sayın Evren bugünkü yaşantınız ve o günkü anılarınız üzerine konuşacaktık. Sayın Müftüoğlu'nun bu yöndeki iddiaları bugünkü gazetelerde çıktı. İster istemez gündeme taşımak durumunda kaldık.


--------------------------------------------------------------------------------

Türkeş yanlıları Evren'i istemedi
Müftüoğlu'na göre TSK içindeki Türkeş yanlıları lider olarak Evren'i değil Nurettin Ersin'i düşünüyordu

12 Eylül dönemini anlatan "Copların Askerleri"nin yazarı MHP eski milletvekili Rıza Müftüoğlu, kitabında açıklamadığı isimleri SABAH'a açıkladı. 1980 öncesinde TSK içinde 9 cunta olduğunu ve bunlardan birinin de Türkeş cuntası olduğunu yazan Müftüoğlu, cunta lideri ve Türkeş'i kaçırmaya çalışanlar konusunda kitabında isim vermedi. İsimleri SABAH'a açıklayan Müftüoğlu, Evren'i öldürmeyi planlayanların Yüzbaşı rütbesiyle TSK'da görev yapan Şakir Önem ve Selim Kaptanoğlu olduğunu söyledi. Müftüoğlu, bu kişilerin Evren'in yerine dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin'i lider düşündüklerini kaydetti. Türkeş cuntasının başının ise Genelkurmay Başkanlığı'nda görevli Korgeneral Suat İlhan olduğunu açıkladı. O dönem Genelkurmay'da görev yapan emekli binbaşı Ferruh Sezgin ise kitabı asparagas olarak niteledi. Sezgin "Rıza bunları nereden biliyor ki? O dönem içerideydi" dedi. 

Necdet PEKMEZCİ
 

12 Eylül Belgeleri/belge.net 


 


Yorumlar - Yorum Yaz