O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Atatürk'e Mektuplar @ataturkhaber

Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam78
Toplam Ziyaret297664
Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..


Kızım Hatice Özge Altun'un anısına diktiğimiz elma ağacı... Melek kızım artık orada da yaşayacak...

Kars Kağızman'lı Seyyare Yıldız 1914-1915 yıllarını Anlatıyor!

Ne anlatayım oğul?

Kurbanları kestik, yemek nasip olmadı. Kafir Ermeniler arkamızdan top bağladı.Kimi çocuğunu attı, kimi canını. Gelinimizi, kızlarımızı, cahillerimizi toplayıp götürdüler. Onların yüzünden han evlerimizi harap ettik. Canımıza değmesinler diye altınlarımızı verdik. Giderken hafifleyelim diye elbiselerimizi attık. Evlerimizi ateşe verdiler, neler yaptılar neler…Top tüfeğin arkasında kardeşimi zor kurtardım. Kar tipi diz boyu. Kimi çocuğuna ağlıyor, kimi anasına ağlıyor. Bütün işlerimiz alt üst oldu. Biz o zaman Kağızman'a bağlı Kötek'teydik. Kötek'i Ermeniler basınca iki ay yaya olarak Sivas'a gittik. Kötek'te iki amcamı öldürdüler. Koyun boğazlar gibi bıçakla doğramışlardı. Gümanlı, yani gebe kadınları ellerinden çivilerle duvarlara çakıp karınlarından çocukları çıkardılar. Çok azap gördük. Kadınları, ben dahil bir dama doldurup oynatıyorlardı. Öldürdükleri gebe kadınlar Adile, Naze, Makbule isimleri hatırımda kalanlardır. Kadınlarımızın kıçlarına soğan sokup oynattılar. Kadınların memelerinin uçlarını kesip, geri kalan kısmında da cep açıyorlardı.


Kurban bayramının ilk günü köyümüz Kötek'i basıp ahaliyi toplamışlardı. Kötek'ten kaçarken kadınlar Sudöken mevkiinde 40 tane kundakta çocuk attılar. Oralar çocuk sesiyle inliyordu. Dağda, taşta ahırlarda üzerimize kar yağa yağa yatıyor, kaçıyor, kaçıyorduk. Çok gelinimizi, çocuğumuzu, körpemizi topladılar. Oradan Ağçelik'e kaçtık. Buraya giderken Ermeni süvariler tuttukları, yakaladıkları kadınları terkilerine alıp gittiler. Kurtulduğum Allah'ın mucizesidir. Yollarda bulduğumuz elbise, bezlerimizi yakarak ısınıyorduk. Birinde, babamı harman yerinde öldüreceklerdi. Fakat kurtuldu. Sonradan babamı zincirlerle evimizin önünde bulunan su kuyusuna sarkıttık ki kafir ermeniler bulup öldürmesin diye. Yani kuyuya saklamıştık. Kafir ermeni, zinciri kopartıp, babamın kuyuda boğulmasına neden oldu. Dizimizin üzerinde yağmış karlara bata bata Erzurum'a gittik. Şimdiki taş mağazalar kan selinden görünmez olmuştu. Erzurum Ulu camiinde kavurma var dediler. Biz de gidip alalım dedik. Bir de ne görelim. Kavurma diye Türkler'in etlerini tenekelere doldurmuşlar. Tenekeler kulak, burun, parmak dolu. Ve pişmiş kelleler. Meğer alalım diye gittiğimiz bizim insanlarımızın pişmiş etleriymiş.

Kaynak: Erzurum'da Ermeni Olayları (1918-1920) (Hatıralar-Belgeler-Kazılar)-Betül ASLAN


Yorumlar - Yorum Yaz