O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..
Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret302522

Bunları biliyor muydunuz?.

ULAŞIM

*Türkiye’de demiryolu yerine Karayolu taşımacılığının tercih edilmesinin, ABD’nin yaptığı Marşal yardımının bir şartı (kriteri)olduğunu,

*Türkiye’de  %95 olan kara yolu taşımacılığının payının; ABD’de %43 olduğunu, (St,tse.mart 2002 )

*Türkiye’nin ulaşım ana planı olmadığını,

*2050 yılında, Japon uzmanların yaptığı çalışmaya göre, Ankara İstanbul arasında yılda 60 milyon yolcu taşınacağını, 

*Mevcut durumdaki,Ankara İstanbul demiryolu hattının Abdülhamit zamanında 725 km olarak yapılmış olduğunu,

*Abdülhamit zamanında yapılan  demiryolunun, yolu yapan yabancı şirketler tarafından, demiryolunun geçtiği yerlerdeki maden imtiyazı hakkından yararlanmak için bilinçli olarak uzatıldığını, Atatürk’ün  1936 yılında bu yolun düzeltilmesini istediğini,

*İstanbul-Ankara arasında elektrikli tren projesinin 1959 yılında hazırlandığını,

*1976 yılında Demirel tarafından 411 km olarak ihalesi yapılan Ankara İstanbul hızlı Tren hattının % 40’ının tamamlandığını, ancak bunun bitirilmesinin engellendiğini, Mesut Yılmaz’ın bu hattı tamamlamayacağız diye bir açıklaması olduğunu ve iktidar olduğu yıllarda da bu hattın tamamlanması için çalışma yaptırmadığını,

*8 Haziran 2003 tarihinde AKP’nin Ankara İstanbul hızlı tren hattını tamamlamak yerine, Abdülhamit zamanından kalan 725 km lik hattı modernize edecek şekilde Alarko ile ortak İspanyol şirketiyle bir anlaşma  imzaladığını,

*Bu hattın Ankara-Eskişehir arası için 600 milyon dolarlık bir harcama yapılacağını ve bu projenin hızlı tren ile bir ilgisi olmadığını aksine hızlı treni engellemek için bir aldatmaca olduğunu,

*Ankara İstanbul arasında,Prof.Dr İlyas Yılmazer’in bir elektrikli demir yolu projesi hazırlamış olduğunu. Bu projeye göre 395 Km olacak olan demir yolunun, boru tipi türbün ile Mudurnu çayından elde edilecek elektrikle bedava enerji ile çalışacağını ve bu bedava enerji ile günde 96 sefer yapılabileceğini,

*Atatürk zamanında 4075 km demiryolu yapıldığını, bundan sonraki 65 yılda ise sadece 1510 km demiryolu yapılabildiğini,

*1950 yılında %50 oranında olan demiryolu taşımacılığının, 2003 yılında %5 e düştüğünü,

*Tokyo’da yüksek hızlı trenlerin (200 km/s),1964 yılında çalışmaya başladığını ve bu güne kadar bu trenlerin hiç kaza yapmadığını,

*İzmir, Denizli arasının (300 km) 27 yıl önce  otobüs ile 5 , Trenle 6 saat, günümüzde ise bu mesafenin otobüsle 3,5 saat trenle yine 6 saat ( ort. hız 50 km /saat ) olduğunu,

*ABD,Fransa ve Japonya’da 450 km/s hız yapan trenlerin hava yolu taşımacılığı ile rekabet ettiklerini, (St,TSE.mart 2002 )

*600 km hız yapan elektrikli trenlerin artık kullanılmaya başlandığını, 800 km hız yapan elektrikli trenlerin ise deneme aşamasında olduğunu,

*Türkiye’de yılda 10-12 bin kişinin trafik kazalarında öldüğünü, (St,tse.mart 2002 )

**Türkiye’de % 7 si trenle yapılan taşımacılığın,elektrikli trenle yapılan taşıma olarak  %30 çıkarılması durumunda, yıllık 36 milyar dolar tasarruf edileceğini, (Prof. Dr. Atıf Ural),

*AKP’nin acil eylem planında söz konusu olan15 bin Km yolun, yapılabilirlik (fizibilite) çalışmasının, jeolojik ve jeofizik etütlerinin, şehir içi geçiş planlarının, bilimsel değerlendirmesinin olmadığını,(Prof. Dr. Atıf Ural)

*Tarsus Adana Gaziantep arasında yapılan yolun,keşif bedelinin,360 milyon dolar, keşif uzunluğunun 243 km,öngörülen bitiş tarihinin 1991 yılı olduğunu, ancak bu yolun 258 km olarak, 2001 yılında 4,2 milyar dolara bitirildiğini, (Doç. Dr. İlyas Yılmazer)

*Otoyolların geçtiği alanların ,on kilometre sağ ve  on kilometrede solunun, kirlilik nedeniyle tarım alanı olmaktan çıktığını,

*Türkiye’nin en verimli ovalarından biri olan İzmir, Menemen Ovasının ortasından, otoyol geçirmek için proje hazırlandığını, otoyolun ovanın 4 bin dönüm arazisini yok edeceğini.

*Otoyolların verimli ovalar içinden geçirilmesinin Türk tarımını yok etme planının bir parçası olduğunu,

*Ovanın içinden geçen karayolları kenarlarındaki bağlardan ihraç edilen üzümlerin, zararlı madde bulunduruyor olmaları nedeniyle geri iade edildiğini,

*Taşımacılığını %95 oranında karayolu taşımacılığı ile yapan Türkiye’nin, kaza sayısında 195 ülke arasında 12. Olduğunu,

*Trafik kazalarının 4 yıllık zararının,25 trilyon olduğunu,(2002)

*Yüksek hızlı demiryolunun km maliyetinin 1.4 milyon dolar ömrünün 30 yıl, bölünmüş yolun km maliyetinin 1.5 milyon dolar, ömrünün 15 yıl olduğunu,(prof.Dr.İlyaz Yılmazer)

*Ankara İstanbul arasındaki yolda yapılan bolu tüneline (25 km) harcanan para ile Ankara İstanbul arasını 1,5 saate indirecek demiryolu yapılabileceğini, bu demiryolunun tüm enerji ihtiyacının, Mudurnu çayından karşılanabileceğini, (prof.Dr.İlyaz Yılmazer)

*Bolu tünelinin Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde olduğunu, trilyonarca para harcanan bu tünelin soğuk hava deposu olarak kullanılacağını, 

*Türkiye’de Avrupa’daki toplam sayıdan daha fazla, otobüs ve kamyon olduğunu,

*Avrupa ülkelerinde, elektrikli trenle yük taşımacılığının en düşük olduğu ülkede, bu oranın % 60, yolcu taşımacılığında ise en düşük oranın % 80 olduğunu,

*Japonların yaptığı araştırmaya göre,karayolu taşımacılığının, deniz yoluna göre %166 daha pahalı olduğunu, (St,tse.mart 2002 )

*1 km karayoluna yapılacak harcama ile 5 km demiryolu yapılacağını,

*Karayolunda 5 ila 10 birim harcanarak taşınan yükün, demir yolunda 1 birim harcanarak taşındığını,

*Ülkemizde,deniz yolunun yük taşımacılığındaki payının % 0.3 olduğunu,(2002)

*Demiryolu ulaşımının, komünist ülkelerin tercihi olduğunu öne süren Özal’ın, Türkiye’de cumhurbaşkanlığı yaptığını,

*Gaziantep Adana arasında 4,5 milyara yapılmış olan çift yolun, günde 25 bin araç trafiği için ekonomik olduğunu, ancak bu yolda günde sadece 2.500 araç trafiği olduğunu,

*İstanbul Ankara arasını 3 saat, Ankara Mersin arasını da 3 saatte alacak olan bir demiryolu yapılsa bunun maliyetinin 4 milyar dolar olacağını,

*300 milyar dolar olan dünya deniz taşımacılığından, Yunanistan  60 milyar dolar pay alırken, bizim ise 2,5 milyar dolar dahi pay alamadığımızı,

*Batum’dan Hopa’ya bir TIR ’ın 3 bin dolar,Bir vagonun 2500 dolar taşıma ücreti aldığını, 1 vagonun 3 TIR’ın taşıdığı yükü taşıdığını, (2003)

*Ulaşım, enerji, eğitim gibi temel politikaları yanlış olan bir ülkenin kalkınamayacağını,

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?!..

 

 

 

2-ENERJİ (2003)

 

*2003 yılında, elektrik üretiminde doğal gazın payının %43’e çıktığını, suyun %26, kömür % 22 akaryakıtın payının ise %9’olduğunu,

*Doğal gazla enerji üretiminin Rusya’da dahi yapılmadığını, çünkü doğal gazın elektriğe çevriminde üçte iki oranında enerji kaybı olduğu,

*Yap işlet devret yöntemi ile yapılan santrallerin üretimdeki payının %11, maliyetlerdeki payının ise %27 olduğunu

*Yap işlet devret ve Yap işlet tarzında yaptırılan santrallerin, üretimdeki toplam paylarının %41,maliyetlerdeki paylarının ise  %67 olduğunu,

*Alım garantili elektrik anlaşmaları nedeni ile Ülkenin 10 milyar dolar kaybı olduğunu,

*Sabancının devlete 18 sentten elektrik sattığını,

*Ekonomisi çöken ülkemizin, Güney doğuda ve doğusunda 6 bin metrede zengin ve çok kaliteli petrol yatakları olduğunu, 

*Romanya’nın yılda iki bin kuyu açarak petrol aradığını, TC’nin ise cumhuriyet tarihi boyunca 78 yılda sadece iki bin kuyu açarak petrol arıyormuş gibi yaptığını,

*Türkiye’nin petrol kanununu ABD ’li uzmanların hazırladığını, buna göre Türkiye’nin yılda 10 kuyu açması, yani petrol aramaması gerektiğini, ABD’de yılda 80 bin adet kuyu açıldığını,

*Ülkemizde, üzerindeki toprak tabakası kaldırılarak açık işletme haline getirilmiş kömürler çıkarılmaya hazır bekletilirken, yıllık 600 milyon dolarlık kömür ithal edildiğini,

( Beklenen IMF yardımı 1.5 milyar dolar.) (2002)

*Elektrik Enerjisinin %80 nini doğal gazdan elde edecek olan T.C’nin, (halen %30) elektriği sudan 0.2 sente, kömürden 1.7 sente, doğal gazdan 9 sente elde ettiğini,(2002)

*Sudan elde edilen elektriğin maliyeti 0.2 sent iken, İzmirli Girişimcilerin kurduğu Enda isimli şirketin, Hidroelektrik santralden elde ettiği elektriği Tedaş’a 9 sentten satmak istediğini,   

*Gümrük birliği nedeniyle rekabet etmek zorunda kaldığımız Avrupa’da elektriğin kilovatının ortalama 3-4 sent, Türkiye de 10 sent olduğunu,(2002)

*2002 yılında 17 milyar m3 doğal gaz satın alındığını, bunun 11 milyar m3 ‘ünün enerji üretiminde kullanıldığını,

*Enerji sorununa çözüm diye getirilen,yüzer gezer santrallerin, dünyada sadece petrol platformlarında kullanıldığını, bunların eski petrol platformlarından sökülerek ülkemize getirildiğini,

*Eti Bor tarafından, tonu 140 dolara satılan bor medenini, elli dolar maliyeti olan bir işlemden geçirildikten sonra 650 dolara geri aldığımızı, (2002)

*Eti Bor’un ABD’li şirkete borun tonunu 140,  Türk şirketinin ise 240 dolardan sattığını,(2002)

*T.C’nin Bor teknolojisi geliştirme konusunda hiçbir proje ve yatırımının bulunmadığını,

*Dünyada 1.200 bin ton olarak tespit edilmiş toryum rezervlerinden, 780 bin tonunun ülkemizde olduğunu, toryum teknolojisi geliştirilmesi konusunda da hiçbir proje ve yatırımın bulunmadığını, (2003 yılı sonrasında toryumla ilgili çalışmalar yapan Prof.Engin Arık gibi değerli hocaların olduğu bilim insanlarını Isparta uçağının düşmesi sonucu çalışmalarıyla birlikte kaybettiğimizi, yani konuyla ilgili dosyaların kaybolduğunu!)

*1 lt su ve 1 kg bor kullanıp, 140 km hız ile 550 km yapan araçların ABD’de satılmakta olduğunu, 

*Bir nükleer santral yapmanın,sökmekten yüz kat daha ucuz olduğunu,

*Ambarlı termik santralinin bu güne kadar, Keban barajının yapımı için harcanan paranın 12 katı yakıt gideri olduğunu ve bu santralin Marmara’nın doğasını yok ettiğini (2002)

*İstanbul,Ankara arasında hızlı tren hattı kurulduğu taktirde, bu hattın tüm elektrik ihtiyacının Mudurnu çayına kurulacak boru tipi tribün ile karşılamanın mümkün olduğunu,

*Türkiye’nin su santrallerinden ihtiyacını karşıladıktan sonra yılda 15 milyar dolarlık elektrik satacak bir potansiyelinin bulunduğunu, 

*Türkiye’de şebeke kaybının %25 civarında olduğunu ve bu rakamın, bu kaybın %3-4 civarında olması gerektiğini,

*1999 yılında 7-8 yıl enerji yatırımı yapmak gerekmediği halde 7 bin megavatlık doğalgaz enerji santralı kurulduğunu,

*Anap’lı Cummhur Ersümer bakan iken,barajlarda su yok, bu nedenle enerji açığı olduğu iddia edilirken, elektrik kesintisi yapılacağı öne sürüldükten 11 gün sonra barajlarda su fazlalığı nedeniyle,türbinlerin zorunlu olarak çalıştırılmak zorunda kalındığını,

*Türkiye’nin 2002 yılında almadığı doğal gaz için 2 milyar dolar para ödediğini, çünkü almasa da parasını ödemeyi garanti ettiği anlaşmaları bulunduğunu, 

*Doğal gazın dünya piyasasındaki fiyatının 39 dolar olduğunu, Türkiye’nin ise 169 dolara doğal gaz aldığını,

*Nükleer santral kurması için ülkemize iç ve dış baskılar yapılır iken,  ABD’ de 105 adet reaktörün devre dışı bırakıldığını, Tüm Avrupa da nükleer santral yapımına son verildiğini,

*Türkiyenin sudan elektrik elde etme kapasitesinin sadece %30 unu kullandığını, 300 yıl yetecek miktarda kömürü bulunduğunu,

*Ulaşım,enerji,eğitim gibi temel politikaları yanlış olan bir ülkenin kalkınamayacağını,

BİLİYOR MUYDUNUZ?!..

 facebook/FikrinVarMı


Yorumlar - Yorum Yaz