O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Atatürk'e Mektuplar @ataturkhaber

Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam130
Toplam Ziyaret297716
Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..


Kızım Hatice Özge Altun'un anısına diktiğimiz elma ağacı... Melek kızım artık orada da yaşayacak...

Afrika...

TANRI'NIN AYAK BASMADIĞI TOPRAKLAR; AFRİKA !..

14 Temmuz 1789’da gerçekleşen Fransız İhtilalinden sonra Avrupa’da ulus devletler kurulmaya başlayarak milliyetçilik, vatan, eşitlik, özgürlük, insan hakları gibi kavramlar vazgeçilmez kavramlar olarak tarihe yön vermeye başladı. Fakat Avrupa’da ihtilali gerçekleştiren devlet adamları gözlerini Afrika’ya dikerek Afrika haklarından özgürlük adalet eşitlik anlayışlarını esirgediler.

1884-1885’te Berlin’de bir araya gelen İngiltere, Fransa,Belçika, İtalya, Almanya, Portekiz ve İspanya Afrika kıtasını kendi aralarında paylaştılar. Bu paylaşımın en önemli özelliği Afrika’da uzun süreli bir Avrupa sömürgeciliğini sağlamlaştırmasıydı. Avrupalı devletler, Viyana konferansından sonra ilk kez Berlin Antlaşması’yla Osmanlı Devlet’ni kendi aralarında nasıl paylaşacaklarına karar vermişler 7 yıl sonra tekrar bir araya gelerek Berlin Konferansı ile de Afrika’yı paylaşarak ortak bir noktada buluşmuşlardı.

Afrika halkları batı tarihlerinde iddia edildiği gibi bu sömürgeleştirme faaliyetlerini kolay kabullenmediler. İtalyanlara karşı Etiyopyalılar, İngilizlere karşı Rodezyalılar direnişe geçtiler. Etiyopyalılar İtalyanlara karşı başarılı olurken Rodezyalılar, 20 bin kayıp vererek İngiliz kraliyet ordusu karşısında yenildiler. Afrika’daki ilk toplu kıyım İngiliz ve Hintli askerler tarafından gerçekleştirildi. Direnişe destek veren Rodezyalılar kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere on binlerce kişi öldürüldü.

1887’de Etiyopyalıların İtalyan’lara karşı gerçekleştirdiği Dogali Savaşı Afrika hakları için bir direniş umudu doğurdu. İlk defa Afrika kabile liderleri Tanganyika’da bir araya gelerek sömürgeciliğe karşı birlikte direnme kararı aldılar. 1888’de Almanlara karşı 226 Afrika kabilesi Tanganyika’da bir araya gelerek Alman ordusunu yenilgiye uğrattılar.

1892’de Swahili Savaşına daha çok Afrika kabilesi iştirak etti. Savaş Somali’den Kongo’yu da içine alan geniş bir bölgede gerçekleşti. İlk defa Avrupalı devletlerde Afrika halklarına karşı ortak bir ordu oluşturdular. 100 kişilik Avrupa ordusu içerisinde İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Belçikalı askerler bulunuyordu. Belçikalı askerler, Aşağı Kongo ormanlarını ateşe verdiler ve binlerce Afrikalının ve doğada yaşayan hayvanların ölmesini sağladılar. Garcia Fernadez adında Portekizli bir misyoner bu savaşta yüz binlerce hayvanın telef olduğunu ve onlar için dua ettiğini anılarında yazar.

Avrupalılar ile Afrikalı kabileler arasındaki savaş Birinci dünya Savaşı’nın başladığı 1914’e kadar sürmüştür. Fakat bu savaşların en şiddetlisi 1885 ve 1898 yılları arasında gerçekleştirmiştir. Sadece Kongo’daki savaşlarda 25 yıl içerisinde 2 milyon Afrikalının beyaz sömürgeciler tarafından öldürüldüğünü söyler tarihçi Jules Marchar L'état libre du Congo: Paradis perdu. L'histoire du Congo 1876–1900 adlı eserinde.

Önemli Afrika savaşları:

Dogali Savaşı 1887 Etiyopya’da İtalyanlara karşı

Büyük Afrika savaşı 1888 Tanganyika Almanlar, İngilizlere karşı

Swahili Savaşı 1892 Orta Afrika’da Belçika, Fransız, İngiliz, Almanlara karşı

Ekumenku Ayaklanması Batı Afrika Gine ve Gabon’da 1893 Fransız ve İngilizlere karşı

Ndbele Savaşı 1893 Güney Afrika’da İngilizlere karşıEtiyopya savaşı 1896 

Etiyopya İtalyanlara karşı

Shoria-Ndbele savaşı 1896 Rodezya(bugünkü Zimbabwe) İngiliz ve Fransızlara karşı

Kulübe vergisi ayaklanması 1898 Sierra Leone İngiliz ve fransızlarar karşı

Asante savaşı gana İngilizlere karşı

Kaynak: 
William Martin,Worldwide Social Movements 1750-2005Jules Marchar, L'état libre du Congo: Paradis perdu. L'histoire du Congo 1876–1900

facebook/
WebmasterSitesi-Aklın ve Bilimin Işığında

Yorumlar - Yorum Yaz