O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Atatürk'e Mektuplar @ataturkhaber

Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam81
Toplam Ziyaret297667
Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..


Kızım Hatice Özge Altun'un anısına diktiğimiz elma ağacı... Melek kızım artık orada da yaşayacak...

Hunlar çocuklarını at binmeye nasıl alıştırırdı?

Hunlar at üstünde ikamet etmişlerdir. Hunlar çocuklarını daha bebekken deriden yapılmış bir beşikte yatırırlar. Çocuğun bacakları arasına bir odun parçası konur ve aynen bir binicinin at üstünde duruşu gibi çocuk da o odun parçası üstünde durur. Sekiz yaşına geldiğinde her çocuk tam bir binici olmuştur. At ile uzak
memleketleri yenme ve köle elde etmenin mümkündür. Hunlar, Avarlar, Göktürkler ve Moğollar at üstünde yaşamışlar ve savaş alanlarında atın yeteneklerini tam olarak kullanabildiklerinden dolayı büyük imparatorluklar kurmuşlardır.Bozkır insanı, atlarının hızına güvenerek “vur-kaç savaşı” yapmıştır. Bozkır savaşçısı daha çocukken dörtnala at üstünde giderken ok atmayı öğrenmiştir.

Yerleşik imparatorluklar ise, tarım ekonomilerini gözden çıkaramadıkları için bu tür atlı birlikler kurmayı başaramamışlardır.


Kaynak;http://www.sanliturktarihi.com/hunlar-cocuklarini-at-binmeye-nasil-alistirirdi/

-Rene Grousset, Bozkır İmparatorluğu, çev. Dr. M. Reşat Uzmen , Ötüken Yay., İstanbul 1980, s.89.; Kafesoğlu, a.g.e. s.209.; Mehmet Türkmen, Türk Kültür Tarihinde Atlı Sporlar Üzerine Bir
Araştırma, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara 1993, s.116.

- Gylula Nemeth, Hunlar ve Tanrının Kırbacı Atilla, çev. Tarık Demirkan, Yapı Kredi Yayınları İstanbul 1996, s.62; Özbay Güven, Türklerde Spor Kültürü, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yay, İkinci Baskı, 1999 Ankara, s.195-196; Köstem, a.g.e., s.24.

- Gylula Nemeth, Atilla ve Hunlar, çev. Şerif Baştav, Anıl Mabaası, İstanbul 1962, s.92.

Yorumlar - Yorum Yaz