O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Atatürk'e Mektuplar @ataturkhaber

Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret297652
Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..


Kızım Hatice Özge Altun'un anısına diktiğimiz elma ağacı... Melek kızım artık orada da yaşayacak...

Türkler Öldürülebilir Fakat Mağlup Edilemezler

Napolyon : “İnsanları yükselten iki büyük meziyet vardır. Erkeğin cesur, kadının iffetli olması... Bu iki meziyetin yanıbaşında her iki cinsi; kadınla erkeği şereflendiren tek bir fazilet vardır. Vatana, icabında herşeyini feda edebilecek kadar bağlı olmak... Bu meziyet ve bu fazilet en büyük kahramanlığı hayatın elemine, kederine karşı fütursuz kalmayı ve ağır hâdiselerin acılıklarına göğüs germeyi doğurur. İşte Türkler bu çeşit kahramanlardır ve ondan dolayı da öldürülebilirler, lâkin mağlûp edilemezler…” demiştir.

Böyle milletin düşmanı olmak gafletinde bulunacaklar varsa biraz tarihe göz atsınlar. Amma, bu gaflette ısrar edecekler bulunursa, ne yapalım, arının bal yapması ne kadar tabiî ise, Türk'ün kahramanlığı da o kadar tabiîdir. İşte Kore'deki arslan, arının bal yapışı kadar tabiî olan kahramanlıklarını, cibilli hasletlerinin şerefli bir tezahürü olarak dünyaya ispat etmektedirler...

Dünya, bilmelidir ki, bizim için miktarın kıymeti yoktur. Hangi zaferimiz azla çoğu yeniş, imha ediş değildir.

- Hangi milletin tarihinde, bir tümen ve bir süvari tugayı karşısında 24 saat başarılı bir savunma muharebesi yapmış, sonra da aldığı emirle, mevcudu 200 kişi kalmasına rağmen gene bu düşmana mukabil taarruz ve fecirle ”Allah Allah” diye süngü hücumuna geçmiş bir 3 üncü P. Alayı vardır.

- Hangi milletin tarihinde, 200 kahraman arkadaşlarıyla üç gün bir düşman Tümenin yerinde mıhlayıp tek adım atmasına mâni olduktan sonra bir kişi kalmasına rağmen savaşa devam etmiş ve 17 düşmanı yerlere serdikten sonra, Allah’a vazifesini yapmış insan huzuru ve sevinciyle kavuşmuş bir “Şahin” dir...

- Saymakla biter mi?... Her devrin yapraklarını çevir. Her devirde birbirinden üstün kahramanlıklara rastlarsınız... Her devirde ölümü yenmiş kahramanlar bulursunuz..

- Bugün, hangi milletin ordusunda, bütün ısrarlara rağmen ağır yaralılarının tedavisi için geri götürülmeyi reddedip bölüğünün çekilmesini, tek başına sağlamak maksadıyla 50 düşmanı cehenneme gönderdikten sonra şehit olmuş bir Kaya Aldoğan'a rastlayabiliriz...

- Feragatin, fedakârlığın âbidesi olan Mehmetçiğe hangi milletin tarihinde rastlayabilirsiniz?...
- Mehmetçik mütevazidir. Bunun ifadesi olmak üzere de adı Mehmetçiktir, adı Mehmetçiktir. Amma; hassas bir şairimizin de dediği gibi “Kazandığı destanlar, destancık değildir”.
- Mehmetçiği en çok seven, Mehmetçiklerle omuz omuza savaşmış, İstiklâl Harbinin mukaddes şehitlerinden Nâzım beyin Mehmetçik hakkındaki hatıralarında bu faziletler ne kadar canlıdır.

Nâzım bey diyor ki : Makedonya'nın karlı Temoros tepesindeyiz. Siperleri dolaşmağa çıktım, yanımda Çorum'lu Mehmet onbaşı da var, karlar üzerinde yürürken, Mehmet onbaşı bana efendim kar üstünde yürüme, beyazın üstünde karayı düşman farkederse ateş eder, buradan yürü...

Ben:
- Allah ne yazdı ise o olur, haydi yürü Mehmet, benim de bir canım var, deyince; Mehmet onbaşı olanca sadeliği ve samimiyetiyle :

- Siz benim gibi er değilsiniz, sen alayın canısın. Bu kendi ölümünü hiçe sayıp, komutanını korumak istemesi ve bu suretle alayın istikbalini, başarısını teminat altına alması idi...

Bir gün siperleri gezerken bir yaralıya rastlamıştım.

- Nerenden vuruldun aslanım?
- Bir yerimden mi ki efendim?
- En çok zor veren hangisi?
- Bacağımdaki, yüzümdeki neyse amma şu böğrümdeki sabrımı tüketecek gibi...
- Ne vakit vuruldun?
- Efendim ben vurulalı 48 saat oldu. Aş ekmek yiyemedim, yaralı arkadaşlarım çok olduğu için bana sıra gelmedi. Kendim de gidemedim.
- Su içtin mi?
- Bizim suyumuz kardı, onu da uzaktan seyre daldım, yanına eremedim. O da insanı susattıkça susatıyor ya.
- Ben sana yanımdaki yiyecek ve içecekten hepsini bırakırım. Onlarla idare et, sıhhiyeleri gönderir seni hemen aldırırım.
- Sağol efendim, sen yarısını alıkoy, ne olur ne olmaz, belki sen de susuz, ekmeksiz kalırsın.
- Allah çabuk şifa versin, Allah din ve devlete zeval vermesin, uğrunda canım feda olsun..
Bu kahraman Sungurlu'lu bir Mehmet'i. Bu Mehmet'in sakin ve mütevekkil sabrını hangi faziletle ölçebiliriz.

Birinci Dünya Harbi... Yedi cephede savaş...

Harikalar ve nice destanlar... ve sonra yurdunu titrettiğin düşmanlar istilâ ve işgal eylesin. Hep tarihten alınması lâzım gelen dersi alamamanın onlara hazırladığı hacil âkibetlerdi bunlar...

facebook/SaklananTürktarihiniaydinlatiyoruz

Yorumlar - Yorum Yaz