O; tarih boyunca hakkında elli bine yakın kitap, yüz binlerce makale yazılmış tek Türk’tür!..

Laiklik devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil  akla ve bilime dayandırılmasıdır. 
Laiklik, dinin doğru uygulanabilmesinin teminatıdır!..
Tarihe Dair Notlar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam182
Toplam Ziyaret311383

Sosyal Fobi

İnsanların hayatta en korktukları şey nedir diye sorsam, çoğunuzun cevabı ''ölüm'' olurdu.

Oysa yapılan araştırmalar, ölüm korkusunun, ''topluluk önünde konuşma korkusu'' ile girdiği yarışta, ona yenik düşüp, ikinci sırada yer alabildiğini ortaya koyuyor.

Yani, insanları en çok korkutan şey topluluk önünde konuşmak.

Bu bulguya göre, deyim yerindeyse çoğu insan, ölen birinin ardından topluluk önünde onun için bir anma konuşması yapmak yerine, tabutun içinde olmayı tercih ediyor.

İnsanların önünde konuşma ve sunum yapmanın gerilim yaratması anlaşılır bir durum.

Ama bazılarımız için, sunum yapmanın kendisi değil, düşüncesi ile bile kaygıyı tetikleyici olabiliyor.

Sunum yapmadan günler, haftalar hatta aylar önce, ''o korkunç günü,'' idam edilecek bir mahkûm gibi bekleyen, hatta ''ölsem de o günü görmesem!'' diyen çok insan gördüm.

Bu insanlar, dünyada en sık rastlanan zihinsel sorunlar arasında, depresyon ve alkolizmden sonra üçüncü sırada yer alan ''sosyal anksiyete bozukluğu'' veya ''sosyal fobi'' diye adlandırılan bir kaygı bozukluğundan muzdaripler.

Araştırmalar, insanların üçte birinin, hayatlarının herhangi bir döneminde sosyal fobik olduğunu, % 7'sinin ise, sürekli bu durumla yaşadığını gösteriyor.

Sosyal fobi kişinin, başka insanlarla temas kurduğunda, onlar tarafından yargılanacağına, eleştirileceğine, beceriksizliği nedeniyle küçük düşeceğine olan inancı diye tanımlanabilir.

Bu inançsa kişiyi, başkalarıyla yakınlaşmaktan, hayatını aktif bir biçimde sürdürmekten ve kendi potansiyelini ortaya koymaktan alıkoyar.

Dışarıdan bakıldığında, sosyal fobik insanlar, utangaç, sessiz, çekingen, soğuk, gergin ve ilgisiz birisi gibi algılanabilir.

Oysa gerçek, bunun tam tersidir.

Sosyal fobik insanlar genelde, ince fikirli, duyarlı, derin duygulu, yetenekli, kibar insanlardır ve sıcak bir ruha sahiptirler.

İnsanlarla dost olmak, grupların içine girmek isterler ve bir kez bunu başardıklarında da, mükemmel bir dost ve uyumlu bir grup üyesi olduklarını kanıtlarlar.

Bilgi ve becerileri çoğu kez, hiç düşünmeden kendini ortaya atanlardan çok daha fazla olmasına karşın, kendilerini durmaksızın yargılayan ve frenleyen iç sesleri nedeniyle geri planda kalır ve sıklıkla gelebilecekleri noktalara gelmekte zorlanırlar.

Oysa onlar, bilgi ve becerilerini paylaşmayı çok isterler ve bunu bir kez başardıklarında, o sessiz kişiliğin arkasında, pırıl pırıl değerlerin olduğu bir define sandığı sakladıkları başkaları tarafından hayretle görülür.

Sosyal fobi, zengin, fakir, genç, yaşlı, sağlıklı, hasta, ünlü, ünsüz ayrımı yapmaksızın herkesi etkileyebilir.

Johnny Depp, Kate Moss, Scarlett Johansson, Adele, Kim Basinger, Robert de Niro, Barbra Streisand, Türkan Şoray ve Sadri Alışık’ın sosyal fobik olduğunu biliyor muydunuz?

Ailevi genetik yatkınlık, aşağılanmak, sevgisiz ve onaysız yetişmek gibi olumsuz yaşam deneyimleri, amigdala adlı beynin endişe algısından sorumlu bölümünün fazla çalışması, serotonin yetersizliği gibi faktörler, sosyal fobiye neden olabilir. Kadınlarda daha sık görülür.

Sosyal fobiyi en sıklıkla tetikleyen koşullar şunlardır:

• Yeni insanlarla tanışmak

• Kendini tanıtmak

• Başkalarının gözüne bakmak

• Dikkatin odağında olmak

• ''Hayır'' diyememek

• Topluluk önünde söz almak, sunum yapmak

• Tanımadığı birisine telefon açmak veya başkalarının önünde telefon konuşması yapmak

• Kendisi hakkında şaka yapılması, alay edilmesi

• Bir şey yaparken başkalarının kendisine bakıyor olması (başkalarıyla yemek yemek, bir şeyler içmek, bankada gişe görevlisinin önünde imza atmak gibi)

• Grup içinde öneride bulunmak veya uyarı yapmak (camı kapatmayı, oda ısısını yükseltmeyi veya sessiz olmayı söylemek)

• Otorite figürleriyle konuşmak (öğretmen, müdür, yönetici vb.)

• Suskunluğu bozacak bir konuşma başlatmak.

• Kusurlu bir ürünü iade etmek

• Tek başına tuvalete gitmek

• Dolmuşta ineceği yeri söylemek

Çocuklarda, arkadaşlarından ayrı oynamak, göz teması kurmamak, düşünce ve duygularını paylaşmamak, sınıfta söz almaktan kaçınmak, rüyada sıkça konuşmak, kekelemek, dikkat eksikliği göstermek, yazılı sınavlarda başarılıyken sözlü sınavlarda başarısız olmak gibi bulgular gözlenebilir.

Sosyal fobinin ruhsal ve fiziksel bulguları şöyle özetlenebilir:

Endişe, korku, gerginlik, olumsuz düşüncenin kısır döngüsü, kalp atım hızının artışı, yüz kızarması, terleme, boğaz kuruluğu, titreme, kas seğirmesi, ''kendini boşlukta hissetme veya beynin boşalması hissi'' gibi pek çok ruhsal ve fiziksel bulgu gözlenebilir.

Bu bulguların ortaya çıkış mekanizmasını çok kapsamlı olarak anlattığım ''Endişe Neler Yapar?'' başlıklı yazımı mutlaka okumanızı öneririm.

Sayfamda, endişe bozukluğuna yönelik diğer yazıların da, durumunuzu daha iyi kavramanıza büyük katkısı olacaktır.

Sosyal fobik insanlar, yaşadıkları endişenin anlamsız ve temelsiz olduğunu bilirler ama bu bilgi, durumu yenmekte çoğu kez yetersiz kalır.

Doç. Dr. Şafak Nakajima


Yorumlar - Yorum Yaz